Ayşem Ulusoy Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkan Yardımcısı

Ayşem Ulusoy, 1995 yılı Bilkent Üniversitesi mezunudur. Aile şirketleri olan ATC Grup Uluslararası Nakliyat firmasının sahibidir. Lojistik ve tedarik zinciri yönetimi alanında uzun yıllara dayanan deneyime sahip bir sektör temsilcisidir.

Geçmiş dönemde UTİKAD (Uluslararası Lojistik Hizmet Üretenler Derneği) Başkanlığı görevini üstlenmiş, aynı dönemde DEİK Lojistik Konseyi Başkanlığı görevini de yürütmüştür. Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’de lojistik ekosisteminin gelişimine önemli katkılar sağlamaktadır.

Hâlen SEDEFED (Sektörel Dernekler Federasyonu) Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Ulusoy, bu çatı altında farklı sektörlerin ortak akıl ve kolektif çalışma kültürüyle bir araya gelmesini desteklemekte; lojistik, ticaret ve üretim odaklı stratejik projelerde aktif rol almaktadır. Türkiye’nin lojistik gücünün artırılması, sürdürülebilir lojistik modellerinin geliştirilmesi ve bölgesel lojistik üslerin ulusal kalkınma hedefleriyle uyumlu şekilde yapılandırılması, öncelikli çalışma alanları arasında yer almaktadır.

Ayşem Ulusoy, sektörler arası iş birliğinin ve kurumsal dayanışmanın Türkiye ekonomisinin geleceği açısından kritik önemde olduğuna inanmaktadır.

SEDEFED Hakkında

SEDEFED (Sektörel Dernekler Federasyonu); Türkiye’de farklı sektörlerde faaliyet gösteren dernekleri tek çatı altında toplayan ve özel sektörün ortak sesi olmayı amaçlayan bir federasyondur.

Federasyonun temel amaçları:

  • Sektörler arası iş birliğini güçlendirmek,
  • İş dünyasının sorun ve beklentilerini kamuoyuna ve karar vericilere aktarmak,
  • Sürdürülebilir, rekabetçi ve güçlü bir ekonomi için ortak akıl üretmektir.
  • Ankara ve Lojistik Perspektifi

Ankara, Türkiye’nin lojistik geleceği açısından sanılandan çok daha kritik bir eşikte konumlanmaktadır. Kara, demir ve hava yollarının kesişim noktasında yer alması; Anadolu’nun üretim havzalarına yakınlığı, organize sanayi bölgeleriyle kurduğu doğal bağ ve kamu otoritesine erişim avantajı, Ankara’yı klasik bir “geçiş noktası” olmaktan çıkararak gerçek bir lojistik merkez adayı hâline getirmektedir. Ankara Lojistik Üssü, bu potansiyelin somutlaştığı en önemli yapılardan biridir.

Ancak burada yalnızca yüklerin bir noktadan diğerine taşınmasından söz edilmemektedir. Lojistik artık depolama faaliyetleriyle sınırlı değildir; veri, hız, entegrasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen bir ekosistemdir. Bu nedenle Ankara Lojistik Üssü; katma değerli hizmetlerin üretildiği, dijital çözümlerin hayata geçirildiği ve çevreci uygulamaların standart hâline geldiği bir merkez olarak kurgulanmalıdır.

Küresel ticarette yaşanan kırılmalar, güçlü olanın değil, dayanıklı olanın ayakta kaldığını açık biçimde göstermiştir. Tedarik zincirlerinde esneklik artık bir tercih değil, zorunluluktur. Türkiye; gelişen altyapısı, intermodal taşımacılık kapasitesi ve nitelikli insan kaynağıyla lojistikte her geçen gün daha stratejik bir aktöre dönüşmektedir. Ankara Lojistik Üssü ise bu gücün daha dengeli ve akılcı biçimde yönetilmesine katkı sağlayacak kilit bir yapıdır.

İş birliği konusu bu noktada özel bir önem taşımaktadır. Lojistik; sanayiden ticarete, teknolojiden üretime kadar pek çok alanla doğrudan ilişkilidir. Böyle bir sektörde kalıcı başarı, tekil adımlarla değil, çok paydaşlı modellerle mümkündür. SEDEFED’in bu süreçte üstlendiği rol de tam olarak bu nedenle büyük önem taşımaktadır. Farklı sektörleri aynı masa etrafında buluşturabilen bu yapı, ortak vizyonun inşasında güçlü bir zemin sunmaktadır.

SEDEFED öncülüğünde geliştirilecek ortak projeler, kamu–özel sektör iş birlikleri ve eşgüdüm mekanizmaları; Ankara Lojistik Üssü’nün ulusal kalkınma hedefleriyle uyumlu, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir yapıya kavuşmasını sağlayacaktır. Daha da önemlisi, bu yaklaşım lojistiği yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, yarının beklentilerine de hazırlayacaktır.

SEDEFED Başkan Yardımcısı olarak şuna inanıyorum: Lojistikte gerçek güç; bireysel hamlelerle değil, ortak vizyon, kurumsal iş birliği ve uzun vadeli stratejilerle inşa edilir.

Ankara’dan yükselecek bu vizyonun, Türkiye’yi lojistikte bölgesel bir merkez ve küresel bir aktör hâline getirecek önemli bir adım olacağına yürekten inanıyorum.